İstanbul'daki Erzurum Gazetesi Anasayfa | Giriş sayfanız | Bookmark | | Reklam / İletişim | Jenerik

Bölümler



ERZURUM İLÇE HABERLERİ
Arşiv
pt sa ça pe cu ct pa
1234
567891011
12131415161718
19202122232425
262728293031
Mailinizi ekleyin
Haberlere abone olun:

email Arkadaşınızın maili | print Yazıcı versiyonu | comment Yorumlar (2 yorum)

Birlik olma zamanı geldi de geçiyor!

Gönderen:Editör Tarih:Mart 27,2008

image
 Röportaj: Tahsin KARA

Erzurum ve Erzurumlu sevdalısı bir genç işadamı Ömer Topçu, Erzurum'a Gönül Verenler yazı dizimizin ilk konuğu

Ömer Topçu, 1980 Erzurum İspir Yunus Köyü doğumlu. Baba Mehmet Topçu'nun İstanbul'a göç kararı ile daha bebek iken Tanıştığı İstanbul'da büyümüş ama Erzurumlu olduğunu hiçbir zaman unutmamış genç bir işadamımız.İlk ve ortaöğrenimini Gaziosmanpaşa ilçesinde tamamlayan Ömer Topçu, İktisat Fakültesini bitirmiş. Bugünlerde de İşletme masterini tamamlama gayreti içinde.Mehmet Topçu'nun 1980 yılında kurduğu İnşaat ve İnşaat malzemeleri satışı işi yıllar geçtikçe ve Ömer bey ile diğer 3 kardeşi de yönetimde görev aldıkça istikrarla büyümüş. Bugün firma inşaat üretimi ve inşaat malzemeleri satışı yanında, belediyelerin altyapı müteahhitliğini de yapmakta. Yanında nakliyat firması ile de ayrı bir sektöre de adım atılmış durumda.Erzurum sevdalısı genç işadamı ile ofisinde buluştuk, söyleştik.

 

 Ömer Topçu ile sohbetimize iş dünyasında kendi sektöründeki gelişmeleri sorarak başladık. Erzurumlularla devam ettik. Topçu'nun hemşerilerine hizmet etme noktasında yaptıklarını Pasinler Derneği başkanı Sayın Cahit Özaslan'dan dinledik. Siyaseti sorduk, Erzurum için fikirlerini sorduk. Çok içten ve dolansız yanıtlar aldık. İşte Erzurum sevdalısı bir genç işadamının İstanbul ve Erzurumlular hakkındaki fikirleri...Erzurum Gazetesi (E.G.): Sayın Topçu, öncelikle inşaat sektörü ile başlayalım. Son yıllarda TOKİ ve Kiptaş'ın ürettiği projeler inşaat sektöründe bir talep daralmasına sebep oldu. Bu sizin işlerinize de yansıdı mı?Ömer Topçu (Ö.T.): Öncelikle çıkarmış olduğunuz İstanbul’daki Erzurum Gazetesi ile verdiğiniz birleştirici mesajlar ve hemşerilerimizi birbirine yakınlaştırma çabaları için size çok teşekkür ediyorum. Bir toplumu ya da topluluğu birbirine bağlayan köprü işlevi görüyor memleket basını bu anlamda. Okuduğum ve Erzurum Camiasında çok okunan, ilgi gören bu yayının daha uzun süre yaşamasını diliyorum.Sorunuza gelince. Evet bir daralma söz konusu. Fakat bunları geçici olarak görmek lazım. Doğru TOKİ ve Kiptaş devlet gücü ve garantisi ile taahhütler gerçekleştiriyor. Sosyal donatı alanları ve inşaat kalitesi ile binaların yapıldığı mekanlara bakınca cazip projeler çıkıyor ortaya. Ancak, günümüzde kent içi konut talebi de az değil. İstanbul günümüzde sadece yurt içinden değil yurt dışından da göç almakta. Yani, kentimiz artık dünya vatandaşlarının ikamet alanı konumuna geliyor. 2010 Dünya Kültür Başkenti Projesi de bu konuya dikkat çeken bir unsur olarak öne çıkmakta. İstanbul'da yaşayan ve iş yapan bir insan olarak kentimizin dinamiklerini, buraya değer katan projeleri görmezden gelmek mümkün değil. Ancak bizim işlerimize olumsuz yansımalar konusu biraz değişken. Siz eğer küçük çaplı da olsa bir konut projesi yaparsanız. Burada gereken detayları da hakkı ile gerçekleştirirseniz. Yani, 3 lira fazla kazanmak için kaliteden taviz vermezseniz işlerinizin istikrarsız olması pek de kolay değil.Bu megapolde hayat diğer kentlerden farklı yürümekte. Ankara'da alınan bir karar ya da dünya piyasalarında oluşan bir dalgalanma en geç ertesi sabah İstanbul'a etki ediyor. Yani İstanbul artık ülkeyi aşmış, dünya ile entegre olmuş bir şehir. Burada iş yapmanın koşulları ve sorumlulukları daha ağır.Bakınız kredi faizleri geçen yıldan nerede ise yarım puan yukarıda, fiyatlar ise yüzde 10-15 gerilemiş. Bu ortamda hesabını bilmeyen, kalitesiz iş yapan firmaların ayakta kalması mümkün değil.Biz deprem hususunu hiç göz ardı etmeden, kaliteden hiç taviz vermeden, küçük büyük, karlı az karlı ayrımına bakmadan sadece kaliteli projelere imza atıyoruz. Kardeşlerimin biri İnşaat Mühendisi, diğeri Mimar, benimle birlikte diğer kardeşimde işletme ve ekonomi konusunda eğitim görmüşüz. Bu bir avantaj ve iyi kullandığımız düşünüyorum. Hamdolsun bilgimizin ve kaliteli işler çıkarmamızın karşılığını da görüyoruz. Zaten İstanbul öyle bir kent ki artık burada yapılan en küçük yanlış iş hemen göze çarpıyor. Eğitimli ya da eğitimsiz olması fark etmiyor. İnsanlar çok bilinçli ve detaylar hakkında bilgi sahibi. Biz de bu gerçeklerle yolumuza bakıyoruz. İşlerimizi bu realiteye uygun düzenliyoruz. Bu sebeple de fazla şikayetçi değiliz.E.G.: Siz İstanbul'da yaşıyor ve burada iş yapıyorsunuz ama Erzurumlusunuz. Bu gerçek sırtınıza ek sorumluluklar yüklüyor doğal olarak. Bu konu hakkında neler söyleyeceksiniz?Ö.T.: Öncelikle ben milliyetçi bir insanım. Erzurum ve Erzurumlu sevdalısı bir gencim. Babamdan gördüğümü yarın bizden sonra gelecek olan nesillere aktarmak için mücadele ediyorum. Bunun için sivil toplumla ilgileniyorum. Önem veriyorum. 2000 yılından bu yana derneklerle iç içeyim. 2002 yılında Pasinler Derneği ile tanıştım. Sayın Cahit Özaslan'ın çabasının altını çizmeden geçemeyeceğim. Bu konuda çok katkısı ve emeği vardır. Ardından Gaziosmanpaşa Erzurumlular Derneği'nde yöneticilik yaptım. Eyüp'teki Pasinliler Derneği'nde üst kurul başkanlığı ve Gaziosmanpaşa Erzurumlular Derneği’nde eş başkanlık görevlerim sürüyor.Açıkçası Erzurumlunun ve Erzurumluların yaptığı her faaliyete iştirak etmeye çabalıyorum. Bunu bir düstur olarak belirledik ve olmaya da devam edeceğim.Derneklerimizin Erzurumluların birlik ve beraberlik içinde hareket etmesi için sorumlulukları olduğunu düşünüyorum. Dernekler sadece bir koltuk ve yönetimden ibaret değil. Toplumun sosyalleşmesi için de bir araç olduğu kanaatindeyim. Ancak, asıl amacı yöremiz insanının selameti ve refahı olması gereken derneklerimizin siyasete alet olmasını da hoş görmüyorum. Bu oluşumlar sadece insan odaklı çalışmalı amaçları doğrultusunda hemşerisine dost elin, yardım elini uzatmalı, gençlerine sahip çıkmalıdır. Farklı amaçlara alet oldukları anda değerlerini ve çekiciliğini yitirirler ki bu Erzurumlulara yapılacak en büyük kötülüktür bana göre.Mesela Eyüp bölgesinde Cahit Özaslan başarılı, x bölgede x başkan başarılı. Bunu inkar etmiyorum. Ama neden bu başarılı insanlar bir araya gelip de daha başarılı ve büyük organizasyonlar yapamıyorlar. Bunun temeline inmek lazım. Neden birlik olup Erzurumlunun sesini daha gür çıkarmıyorlar. Bunun da hesabını sormak lazım.Amaç İstanbul'a göç eden burada yaşayan hemşerilerimize sığınacak bir liman olmaksa, neden herkes derneklere gitmiyor. Neden bu oluşumlar dar çerçeve de kalıyor bunu araştırmak lazım. Birlik olmak zamanı geldi de geçiyor. Başka yörelerin insanları siyasi farklılıklara bakmadan çok güzel dayanışmalar sergilerken Erzurumluların paramparça bir görünüm sergilemesi üzücü. Biz gençlerin amacı da bu birliği tesis etmek olmalı düşüncesindeyim.E.G.: Siyasete alet olmaktan bahsettiniz. Sizin siyasi bir çalışmanız yok mu? Siyasetten bağımsız mısınız?Ö.T.: Hayır. Asla da olmam. Ben AK Parti içinde siyaset yapıyorum. Bölgemden teklifler de alıyorum.Yeni dönemde siyasette aktif rol alma düşüncem de var. Bunu saklamam. Ama işimi, derneğimi ya da çevremi siyasi görüşlerime göre izole etmiyorum. Anlatmak istediğim bu. Fikirsiz insan yoktur. Ama toplumları sen şundansın. O bundan diyerek parçalamamak lazım. Buna işaret etmek istiyorum. Erzurumlu her dönem adaylarına bakmalı. Güçlü olacağına, kendine hizmet sunacağına inandığı oluşumlara isimler sokma gayesi ile birlikte hareket etmelidir. Başka yöreler, iktidar içinde onlarca ismi öne çıkarmışken, neden Erzurumlular bu kadar yetersiz sayıdalar bunu düşünmek ve önlem almak lazım. Sen ben değil biz diyebilirsek, bizim için etkili olacak fayda sağlayacak isimleri siyaseten öne çıkarır ve arkasında bir güç duvarı oluşturursak kimse bu yapılanmaya karşı koyamaz. Aksi halde yine hüsran, yine hüsran der geçeriz.E.G.: Peki Erzurum hakkındaki görüşleriniz neler? Bizler Erzurum için ne yapmalıyız?

Ö.T.: Öncelikle memleket için bir fidan dikeceğim diyenle beraber olurum. Bunu açık söyleyeyim. Biz geçtiğimiz yıl köyümüze bir ev yaptık. Bizim ardımızdan 15 ev daha yapıldı. Ev deyip geçmeyin. 200 bin YTL civarında para harcanmıştır. Her biri bu civarda olsa 3 milyon YTL para Erzurum esnafına tüccarına gitti. Bu bile büyük bir destektir, yatırımdır. Ben orada bir evim olduğu için yılda 1 kez 1 hafta gidiyorsam şimdi yılda 3-4 kez toplam 45 gün gidiyorum. Bu zaman zarfında oradaki eşime dostuma, ailemle birlikte harcamalar yapıyorum. İstanbul’dan yanıma erzak alıp gitmiyorum ki hepsini Erzurum’dan temin ediyorum. Bu da memlekete bir katkıdır.

Bunun yanında memleketimize yatırımlar da planlıyorum. Mesela, Palandöken’e yeni bir kayak pisti kazandırma hayalim var ve bu doğrultuda çalışmalar yapıyorum.

Üniversite Olimpiyatları’nı da önemsiyorum. 2011 Erzurum için büyük fırsattır. Kaçırılmaması gereken bir şanstır. İyi değerlendirir ve organize olursak kentin tanıtımı ve yatırımların artması açısından büyük bir proje olacaktır.

Yanı sıra Erzurumlu yatırımcılar kente yatırım yapmak için çabalıyorlar. Bu girişimciler orada desteklenmeli, kamu kurumları proje üretmeli, gelen projelerin önünü açmalı ve teşvik etmelidir. O zaman Erzurum’dan İstanbul’a göç duracak ve belki de tersine göç başlayacaktır. Bunları hayal etmek ve hayata geçirmek bizlerin işi. Genç nesiller sivil toplumda, derneklerde, vakıflarda etkili olurlarsa bu dönüşüm daha dinamik ve hızlı olacaktır kanaatindeyim.

E.G.: Bu yoğun tempoda bize vakit ayırdığınız için teşekkür eder, başarılarınızın devamını dileriz.

Ö.T.: Ne demek. En yoğun gündemde bile Erzurum ve Erzurumlular için yayın yapan, onların sesini her yere taşıyan sizler gibi değerli yayıncılara kapım hep açık olacak. Bunu böyle bilmenizi ister, bana yer verdiğiniz için asıl ben size teşekkür ederim. Dadaş kardeşlerime sevgi, selam ve hürmetlerimi sunarım.

  
 
  

Pasinler Derneği Başkanı Cahit Özaslan, Ömer Topçu’nun kişiliği hakkında ipuçları verdi ve ekledi:

 Babasının elini öperim! 

Ömer Topçu ile röportajımızın yarısında kapı açıldı ve içeriye Pasinler Derneği Başkanı Cahit Özaslan girdi. Özaslan, Ömer Topçu’nun sivil topluma ilk adımında yanında olan, dernekçilikte onunla hareket eden ve sevilen bir isim. Kendisine Ömer Topçu’yu sorduk. Nasıl bilirsiniz dedik. Şunları söyledi.

C.Ö.: Ben sözlerime siz değerli gazeteci dostuma teşekkür ederek başlamak isterim. Adeta iğne ile kuyu kazarak kutsal bir iş yapıyorsunuz. Ne yapılırsa yapılsın hakkınız ödenmez.

Ömer Topçu kardeşime gelince, kendisi derneğimizin üyesidir. Ancak be öncelikle babasına teşekkür ederim. Eli öpülesi bir adam. Çünkü böyle toplumuna bağlı bir evlat yetiştirmiş.

Bizim ölçütlerimize göre Erzurumlu adım atarken 3 şeye dikkat etmeli.

1)    Erzurum’a laf, leke getirmemeli.

2)    Ailesine leke sürecek işlerden kaçınmalı.

3)    Kendisini küçük düşürmemeli

Bu 3 haslet birden Ömer Topçu kardeşimizde mevcut. Davası uğruna malını da canını da ortaya koyabilecek yürekte bir gencimizdir.

Kendisi bugün 20 öğrencimizin bursunu karşılamakta. Bunlar öyle gençler ki mesela bir tanesini hiç unutmam. Şu an Hukuk son sınıfta okuyor. Dedi ki: “Cahit abi, eğer bu bursu alamasaydım, değil okumak, okula kayıt dahi yaptıramazdım.”

Daha ne diyeyim Allah Razı olsun. Bu gençlere hayatın ağır kapısını Ömer Bey ve onun gibi hayırsever kardeşlerimiz, iş adamlarımız aralıyor.

Açık söyleyeyim, Sivil Toplum Kuruluşları, hatta siyasi partiler Ömer Topçu kardeşimiz gibi hasletli gençlerin peşinden koşmalı, onları ülkeye kazanım olarak görmelidir. Bugün hiç karşılık görmeden, makam mevkii beklemeden bunca hizmet yapan bu genç insan, yarın o makamlara gelse bunu hemşerisi için daha fazla kullanacaktır. Zaten hep derim. Bir insan bir noktaya gelip de toplumunu unutacaksa Allah da ona o makamı nasip etmesin.

Koltuk kavgası olmayan bu gencimiz gibi insanlar derneklerde faaliyet gösterseler, toplumun kaderi de değişir. Bu sebeple gençleşmek şart. Gencinden korkan, çekinen bir toplum geleceğini kaybetmeye de mahkumdur.

Ömer Topçu kardeşimiz, derneklerimizin tüm faaliyetlerini 2010 yılına kadar destekleme sözünü verecek kadar da açık yürekli, geniş ufuklu bir insan olduğunu da gösterdi.

Topçu kimseyi ayırt etmez. Alevi, Sünni, Kürt veya Türk demeden her zorda olanın yanında olan bir pırlanta insandır. Yardımı seven, toplumunu seven ve destekleyen, eğitime destek olan ve kendisi de iyi eğitimli olan bu hemşerimiz bizim için büyük kazanımdır. Kıymetini bileceğiz.

İnşallah o da kendisinden sonra sivil toplumda memlekete hizmeti olacak isimler önderlik edecektir.

 


2321 kez okundu

Bu haberi beğendiniz mi?

1 2 3 4 5 Rating: 5.00Rating: 5.00Rating: 5.00Rating: 5.00Rating: 5.00 (Toplam 11 Oylar)
comment Yorumlar (2 yorum)
  • image İŞTE BU! DADAŞGİBİ DADAŞ. ESKİDEN DADAŞ DEDİNMİ KARŞINDAKİ İNSAN SAYGI DURUŞUNA GEÇERDİ AMA NE YAZIKKİ SON ZAMANLAR BU KAVRAMI KULLANAN BAZI KÖTÜ NİYETLİ İNSANLAR BU İMAJI ZEDELEMEYE BAŞLADI ÖMER KARDEŞİMİZ DADAŞTA OLMASI GEREKEN VASIFLARDAN BAZILARINI BAKIN NE GÜZEL SIRALAMIŞ 1) Erzurum’a laf, leke getirmemeli. 2) Ailesine leke sürecek işlerden kaçınmalı. 3) Kendisini küçük düşürmemeli öMER BEY SİZİ ALNINZDAN ÖPÜYORUM BAŞARILARINIZIN DEVAMINI DİLİYORUM . ÖMER BEY GİBİ GENÇ DADAŞLARIN SAYISININ ARTMASI DİLEĞİYLE SAYGILAR SUNUYORUM. gAZETECİ ARKADAŞA TEŞEKKÜR EDERİM BÖLESİNE GENÇ DADAŞLARI BULUP BİZLERLE TANIŞTIRDIĞI İÇİN
    (Gönder yılmaz akman, Mart 29, 2008, 11:36 AM)
  • image Kaleminize sağlık çok güzel bir röportaj. Ömer topçu kardeşimizi tanımıyorum ama vermiş olduğu mesajlar canı gönülden katılıyorum. Bizde böle memleket sevdalısı başarılı ve genç işadamları olduğu sürece bahsettiğiniz birliği tesis etmemiz hiçte zor değil yeterki ömer kardeşimiz gibi düşünelim lokal hareket edelim. Ömer beyin iş başarısını ve memleket sevdasını tebrik ediyorum ömer bey size ve sizingibi dadaşlara ihtiyacımız var Allah yolunuzu açık etsin
    (Gönder etem, Mart 29, 2008, 11:26 AM)
En çok okunanlar
En çok yorumlananlar
En çok postalananlar
Yazarlar